Hamidiye Mosque, Yıldız Camii



Pentax K10D, at Istanbul

Yildiz region, Beşiktaş

Yıldız (literally “a star” in Turkish) is a neighbourhood located in the Beşiktaş district of Istanbul, Turkey. The neighbourhood comprises some of Istanbul’s well-known historical locations, such as Yıldız Park and Yıldız Palace, the second largest palace in Istanbul.

The area of Yıldız used to be a coniferous forest in Byzantine times. Starting during the reign of Suleiman the Magnificent, the Ottoman sultans made it their hunting grounds. In the next centuries, it remained as a grove behind the seaside palaces. The neighbourhood began to flourish in the wake of construction of the palace in the 19th century. It took its name from the first pavilion, namely Yıldız Kasrı, commissioned by Selim III in early 19th century.

The area was the administrative center of the Ottoman Empire for the last 30 years, during the era of Abdul Hamid II.

The biggest part of the palace gardens, some old pavilions and the famous porcelain workshops are open to the public in what is now called the Yıldız Park. The well-known pavilion in the complex, the Şale Köşkü or Chalet Pavilion, is accessed through the park.

Today a considerable part of the neighbourhood’s area is occupied by the old palace complex, which contains the main palace buildings, Yıldız Park, Yıldız Mosque and Yıldız Clock Tower as well as Yıldız Technical University.

About these ads

5 responses to “Hamidiye Mosque, Yıldız Camii

  1. Dolmabahçe ve Beylerbeyi Sarayı gibi ünlü Osmanlı saraylarının mimarı, tarih kitaplarında belirtildiği gibi Ermeni Balyan ailesi değilmiş.

    Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 13 yıldır Osmanlı mimarisi üzerinde araştırmalarda bulunan Yard. Doç. Selman Can, Osmanlı’ya üç kuşak hizmet ettiği bilinen Balyan ailesinin mimar değil, müteahhit olduğunu söylüyor. Aileden Senekerim Balyan’ın eseri olarak gösterilen Bayezit Kulesi, Kirkor Balyan’a ait olduğu belirtilen Rami Kışlası, Garabet Balyan’a bağlanan eski Çırağan Sarayı, Nikoğos Balyan’a mal edilen Ortaköy ve Hırka-i Şerif camileri; Başbakanlık Osmanlı Arşivleri’ndeki belgelere göre Osmanlı’nın son başmimarı Seyyid Abdülhalim Efendi’nin eseriymiş. Selman Can, Dolmabahçe Sarayı’nın planlarını da o zaman 16 yaşında olan Nikoğos Balyan’ın çizemeyeceğini, arşivlerin sarayın planlarını çizen kişi olarak son başmimar Seyyid Abdülhalim Efendi’yi işaret ettiğini belirtiyor.

    18. ve 19. yüzyıllarda yapılan ve tarihe damgasını vuran Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Valide Sultan sarayları, Aynalıkavak Kasrı, Selimiye Kışlası ve yapıları, Davutpaşa ve Beyoğlu Kışlası ve Darphane-i Amire Binası gibi önemli eserlerde Ermeni Balyan ailesi müteahhit olarak görev almış. Osmanlı Devleti’nin mimarlık örgütü Hassa Mimarlar Ocağı’nın kaldırılmasıyla etkin hale gelen aile, sarayın önemli yapı işlerinin ihalesini almış ve bu gelenek 3 kuşak devam etmiş. Serkis Balyan’a Sultan II. Abdülhamid döneminde ‘sermimar-ı devlet’ unvanı verilmiş. Ancak Selman Can’a göre bu paye, en üst düzey mimar anlamını taşımıyor. Can, Serkis Balyan’ın saraydaki özel bağlantıları sayesinde bu unvanı aldığını söylüyor.

    Ermeni asıllı kalfaların, Türk mimarları saraydan uzak tutmaya çalıştığını ve bu sebeple çeşitli oyunlar oynadığını da iddia eden Selman Can, son dönem Osmanlı mimarlık teşkilatı değişiminin bilinmediğine ve gerçek mimarlarının gün yüzüne çıkmadığına dikkat çekiyor. Can, Osmanlı arşiv belgelerine dayanarak bazı yapıların mimarlarını da şöyle açıklıyor: Mecidiye Kışlası (Taşkışla) Serkis Balyan’ın değil, İngiliz mimar William James Smith’in; Yıldız Hamidiye Camii yine Serkis Balyan’ın değil Rum Nikolaki Kalfa’nın; Sarayburnu antrepoları, Simon Balyan’ın değil August Jasmund’un eseri. Hatta bu inşaatlar yapılırken Serkis Balyan İstanbul’da değil, Fransa’daymış.

    Ermeni kalfaların yaptıkları işlerde yolsuzluklara karıştıkları için 19. yüzyılda gözden düşmeye başladığını anlatan Yard. Doç. Selman Can, ‘devlet başmimarı’ payesi ile onurlandırılan Serkis Balyan’ın bile büyük inşaat yolsuzluklarına karıştığını belirtiyor. Can, 1882 yılında başlatılan ve 4 yılda tamamlanan bir soruşturma neticesinde Serkis Balyan’ın, Sultan Abdülaziz ve II. Abdülhamid döneminde yaptığı yapılardan toplam 300 bin lirayı aşkın bir meblağı zimmetine geçirdiğini ve hakkında açılan dava ile tüm mal varlığına el konulduğunu kaydediyor. Balyan, Ekim 1888’de sarayın başdoktoru Mavroyani Efendi aracılığı ile Sultan II. Abdülhamid tarafından affedilmiş. Serkis Balyan yaptığı inşaatlardan bazıları çöktüğü için de hapis yatmış. Babası Garabet, Serkis’in kefaletle serbest kalmasını sağlamış. Ayrıca ailenin hiçbir ferdinin yabancı kaynaklarda belirtildiği gibi Ecole des Beaux-Arts okulunda eğitim almadığı, İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Aygül Ağır’ın yazışmaları sonucunda ortaya çıkmış. Belgelerde, Serkis Balyan’ın Ecole des Beaux-Arts’ta okuduğu söylenen tarihlerde İstanbul’da olduğu bilgileri de yer alıyormuş.

    Ayasofya Müze Müdürü ve tarihçi Dr. Haluk Dursun da Balyan ailesinin müteahhitliğe daha yakın olduğunu doğruluyor. Ünlü eserlerin mimarlarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Dursun, yıllar sonra bile böyle bir bilgiye ulaşılmasının tarihî kültür için kazanım olacağını dile getiriyor. Dursun, sanat tarihçilerinin ve mimarların bu konu üzerinde durmasını da istiyor.

  2. Balyan Ailesi 18. ve 19. yüzyıllarda hassa mimarı olarak Osmanlı Devleti tarafından yaptırılan birçok önemli mimari esere imzasını atan bir mimarlar ailesidir.

    Son dönem Osmanlı eserlerinin birçoğunda bu soydan gelen mimarların imzası vardır. Bazı kaynaklar ailenin Osmanlı mimarisinin özünden kopuşuna yol açtığını söylerler.

    Krikor Balyan
    Krikor Balyan (1764-1831), Osmanlı saray mimarlarından Kayseri kökenli Bali Kalfa’nın oğludur. Babasının adı ile ilintili olarak Baliyan veya Balyan olarak adlandırılmıştır. Daha sonraları Balyan ismini kendisine soyadı olarak benimsemiştir. Saray mimarlarından Minas Kalfa’nın damadı ve Ohannes Amira Severyan’ın kayınpederidir.

    Başlıca yapıtları :

    * Sarayburnu’ndaki Saray
    * Beşiktaş Sarayı
    * Beylerbeyi Sarayı
    * Valide Sultan Sarayı
    * Defterdar Sarayı
    * Aynalıkavak Kasrı
    * Nusretiye Camii
    * Selimiye Kışlası ve çevre yapıları
    * Davutpaşa Kışlası
    * Beyoğlu Kışlası
    * Darphane-i Amire
    * Valide Bendi
    * Topuzlu Bendi
    * Yangın Köşkü.

    Senekerim Balyan
    Senekerim Balyan (1768-1833), birçok projesini kardeşi Krikor Balyan’la birlikte yapmış, kendisi daha ziyada arka planda kalmıştır. Kardeşi Krikor Balyan’ın ahşap olarak inşa ettiği Bayezid Kulesini, bir yangında büyük zarar görmesi üzerine 1826 yılında betondan yeniden inşa etmiştir. Ayrıca İstanbul’un Ortaköy semtindeki Surp Asdvadzazdin Ermeni Kilisesine de imzasını atmıştır (1824).

    Garabet Amira Balyan

    Garabet Amira Balyan (1800-1866), I. Abdülmecit’in mimarlarındandır. En önemli eseri, oğlu Nigoğos Balyan’la birlikte yaptıkları Dolmabahçe Sarayı’dır.

    Nigoğos Balyan (1826-1858), I. Abdülmecit’in mimarlarındandır. En önemli eseri, babası Garabet Amira Balyan’la birlikte yaptıkları Dolmabahçe Sarayı’dır

    Sarkis Balyan
    Sarkis Balyan (1835-1899), Garabet Amira Balyan’ın oğludur.

    1843 yılında ağabeyi Nigoğos Balyan’la birlikte Paris’e gitti. Collège Sainte-Barbe de Paris’i bitirdi. Ecole des Beaux Arts’dan mezun oldu. İstanbul ‘a döndükten sonra babası ve ağabeyiyle birlikte çalıştı. Babası ve ağabeyi öldükten sonra kardeşi Hagop Balyan’la çalışmağa devam etti. Osmanlı padişahı II. Abdülhamit’in istibdat döneminde Avrupa’ya sürgüne gönderildi. Sürgünden ancak 15 yıl sonra gelebildi.

    Önemli Eserleri:

    * Beylerbeyi Sarayı, babası Garabet Amira Balyan’la birlikte (1861 – 1865)
    * Beşiktaş Makruhyan Ermeni Okulu (1866) (eşi Makruhi’ye adanmıştır)
    * Çırağan Sarayı (1863 – 1871)
    * Valide Camii, kardeşi Hagop Balyan’la birlikte (1871),
    * Zeytinburnu Barut Fabrikası (1874),
    * Beşiktaş-Akaretler 138 daireli evler (1874)
    * Harbiye Nezareti, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Taşkışla binası
    * Mekteb-i Tıbbiye, bugünkü Galatasaray Lisesi’nin binası
    * Maçka Silahhanesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Yabancı Diller Yüksekokulu
    * Gümüşsuyu Kışlası
    * Malta köşkü
    * Baltalimanı Yalısı
    * Galatasaray adasından eski köşk
    * Adile Sultan Sarayı (Kandilli)
    * Yıldız Sarayı Büyük Mabeyin Binası
    * Çadır Köşkü, Malta Köşkü
    * Şale Köşkü (2. kısım)
    * Çit Kasrı
    * Çağlayan Kasrı (Kağıthane)
    * Ayazağa Köşkü (Maslak)
    * Kalender Köşkü
    * Zincirlikuyu Kasrı
    * Tokat Köşkü (Beykoz)
    * Alemdağ Av Köşkü
    * Abdülaziz Av köşkleri (Validebağ ve Ayazağa)
    * Sultan Çiftliği Köşkü (İzmit)
    * Kağıthane Camii
    * Bahariye Nezareti
    * Maçka Karakolhanesi
    * Hamidiye Saat Kulesi, (Dikran Kalfa Cüberyan ile birlikte)

    Hagop Balyan
    Hagop Balyan (1837-1875), Garabet Amira Balyan’ın oğlu ve Sarkis Balyan’ın kardeşidir. Paris’teki Sainte-Barbe Koleji’nin mimarlık bölümünden mezun oldu. Babasının ölümünden sonra kardeşi Sarkis Balyan’la birlikte çalıştı. Kardeşiyle aralarındaki işbölümü tam olarak bilinmediği için birlikte yaptıkları eserlerden hangilerinin Hagop Balyan’a atfedilebileceği kesin olarak bilinmemektedir. Birlikte yaptıkları projelerde Sarkis Balyan’ın daha ziyade muhasebe ve müşteri ilişkilerini yürüttüğü, Hagop Balyan’ın ise tasarım ve çizimle uğraştığı düşünülmektedir. Sarkis Balyan çok daha göze göründüğü için ismi daha iyi bilinmektedir.

    Simon Balyan
    Simon Balyan (1846-1894), Garabet Amira Balyan’ın oğludur. Kardeşleri Sarkis Balyan ve Hagop Balyan’la birlikte çalışmıştır. Mimarlık eğitimini Avrupa’da bir okulda tamamladığı bilinmektedir. Maçka Silahhanesi, Maçka Karakolu ve Yıldız Köşkü’nün tasarımlarına katılmıştır. Balyan ailesinin üstlendiği mimarlık projelerini suluboyayla resimlemiştir.

    Levon Bey Balyan
    Levon Bey Balyan (1855-), Nigoğos Balyan’ın oğludur. Paris’teki Collège Sainte-Barbe de Paris (1869) ve Ecole des Beaux Art okullarında okuduğu bilinmektedir.

  3. Beşiktaş İlçesi`nde, Barbaros Bulvarı`nda Yıldız Sarayı yolu üzerindedir. 1885-1886 yılları arasında Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılmıştır. Planının bizzat Sultan II. Abdülhamid tarafından yapıldığı söylenmektedir. İç süslemeleri dikkat çekici güzelliktedir. Sağ ve solda merdivenle çıkılan odaları vardır. Sağda elçiler için, tavanı 18 ayar altından yapılmış süslü Süfera odası, soldaysa tavanı yağlıboya tablolu ve çok süslü olan Hünkar mahfili bulunmaktadır. Tek şerefeli minaresi işlemelerle bezenmiştir. Dört kalın demir sütun üzerine oturan ve etrafı 16 pencereli olan kubbesinin saçakları oyma yıldızlarla çevrilidir. Kubbesinin içi de aynı şekilde zengin süslemeler taşır. Camide 17 pencere vardır.

  4. Sultan II. Abdülhamid Han’ın Cuma namazlarını burada kılarmış

    Cuma selamlığı sırasında Hamidiye Camii üç sıra askerle çevrilir, Yıldız’dan Beşiktaş’a inen yokuşun sağındaki meydanlığın önü, bir saf piyadeden sonra atlı birliklerden oluşan Ertuğrul ve Mızraklı alayları tarafından doldurulur, arabalı ve yaya seyirciler de bu süvari safları arkasında yerlerini alırlardı.

    Beşiktaş’tan Barbaros Bulvarı’nı izleyerek Yıldız’a doğru tırmanırken, başınızı yolun sağına çevirdiğinizde, zarif bir minare ve yüksek kasnaklı bir tek kubbe ile karşılaşırsınız. Bu nefis yapı 1884-1886 yılları arasında Sultan II. Abdülhamid’in saray başmimarı Sarkis Balyan’a yaptırdığı “Hamidiye” ya da halk arasındaki adıyla “Yıldız Camii”dir.

    Camii çevreleyen demir parmaklıkların arasındaki kalın demir kapıdan avluya girdikten sonra, camiin iki yanında sağlı sollu beyaz mermer merdivenler ve onların arasında yüksek bir taç kapıyla göz göze gelirsiniz. Bu büyük kapının üzerinde zafer takına benzeyen ince bir süsleme bulunur. Süslemenin hemen altındaki mermer zeminde “Besmelei Şerife” ile nefis bir hatla yazılmış bir “Ayeti Kerime” görülür.

    Yıldız Camii karışık mimari tarzın güzel bir örneğidir. Ortaköy’de bulunan Büyük Mecidiye Camii tipindedir.

    Camiin cümle kapısının yanındaki pencereler de süslü ve demir kafeslidir. Yıldız Üniversitesi tarafından, avluya girilen demir kapının hemen yanı başında sağda yer alan dört cepheli saat kulesinin saati, Sultan II. Abdülhamid’in 25. saltanat yılı kutlamaları için özel olarak sipariş edilmiştir.

  5. Beautiful architectural details!

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s