Popular posts
- Holy places
- The most beautiful sea hasn't been crossed yet
- playing in Fatih streets
- Who are we in this complicated world?
- tulips: I love you as certain dark things are to be loved
- About us
- Sokullu Mehmet Pasa Mosque, Kadirga
- Kasımpaşa scene
- I am listening to Istanbul, intent, my eyes closed
- gravestones
- Pentax
- Chora Church (Kariye Müzesi), Edirnekapı
Comments
prekast on Yeni Camii , Tulip Festiv… ottomandandy on About us Karolin on International Istanbul Tulip… Karolin on International Istanbul Tulip… 
ozgur ozkok (@ozgur_… on International Istanbul Tulip… Karolin on International Istanbul Tulip… 30.march.1972 Kizild… on Deniz Gezmis, Hüseyin Inan and… 
ozgur ozkok (@ozgur_… on Roger Waters concert in I… chattahoocheevalley on Roger Waters concert in I… Terry McGrath on Unhappy with Taksim Renovation… sf on SALT Mandi Catton on old style houses of Balat dist… rüknü özkök on SALT Edris Sawatzke on Yerabatan Sarayı, Basilica Cis… Marylyn Meland on Yerabatan Sarayı, Basilica Cis… Calendar
about.me
Özgür Özkök
yazılım geliştirir
about.me
Istanbul Daily
by Özgür Özkök
Istanbul tulip festival
Top Rated
Proud to be Pentaxian
Portraits
Mosques
Archives
categories
- animal (1)
- Antalya (78)
- Canakkale (28)
- church (61)
- dont block the blog (9)
- door (50)
- Duzce (74)
- event (74)
- Food (119)
- fountain (11)
- Gaziantep (2)
- gravestones (66)
- house (78)
- Istanbul (3628)
- Adalar (17)
- Ahirkapi (6)
- Aksaray (29)
- Ayvansaray (10)
- Balat, Fener (198)
- Bebek (31)
- Besiktas (64)
- Beyazid, Mercan (108)
- Beykoz (90)
- Beyoglu (70)
- Blacksea (152)
- Bosphorus (206)
- Cagaloglu (2)
- Cemberlitas (10)
- Cibalikapi (4)
- Cukurbostan (6)
- Edirnekapi (13)
- Eminonu (158)
- Emirgan (130)
- Erenköy (26)
- Europe side (1048)
- Eyup (60)
- Fatih (107)
- Galata (60)
- Galatasaray (3)
- Golden Horn (218)
- Harem (6)
- Haydarpasa (38)
- Kadikoy (141)
- Karakoy (48)
- Kasimpasa (26)
- Kocamustafapasa (17)
- Kuzguncuk (21)
- Moda (53)
- Nisantasi (2)
- Ortakoy (7)
- Pasalimani (5)
- Polonezkoy, Adampol (69)
- Riva (33)
- Samatya (12)
- Selimiye (2)
- Sile (6)
- Sirkeci (21)
- Sisli (5)
- Suleymaniye (62)
- Sultanahmet (224)
- Taksim (36)
- Tepebasi (4)
- Unkapani (1)
- Uskudar (384)
- Vefa (5)
- Yedikule (19)
- Yeldegirmeni (3)
- Zeyrek (33)
- Izmir (2)
- mosque (292)
- Mugla (1)
- museum (57)
- pentax (2903)
- photo (2447)
- poem (465)
- portrait (272)
- postaday2011 (381)
- quotes (17)
- street (60)
- sunset, night (126)
- toys (17)
- transportation (121)
- tulip festival (300)
- Turkey (1937)
- window (77)
Flickr Photos










More PhotosMy Followers
My Favs













Hz. Yuşa’nın Kabri
Beykoz İlçesi’nde, Yuşa Tepesi üzerinde yer almaktadır. Geçmişten bugüne dek kutsal sayılan boğazın bu en yüksek tepesi, günümüzde hâlâ ziyaretçi akınına uğramaktadır. Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde Yuşa Tepesi ve yapılan ziyaretler hakkında bilgiler verir: “Yaruz Kalesi’nden aşağı Kavak Kasabası 5000 adım, güneyde deniz kıyısı ile Sarayburnu’na gelinceye kadar 8000 adımdır ki, o burun üzerinde Süleyman Han’ın bir seddi vardır. Servilerle süslü, cihanı seyreden bir çimenliktir. Orada bütün gezinti ehli, Yuşa Tepesi’ne, Yuşa Nebi’yi ziyaret için çıkarlar. Yuşa Nebi’nin mezarına ancak iki saatte çıkılır. Bu kadar yüksek bir dağdır. Üzerinde Yuşa Nebi’nin mezarı, bir tekkesi ve fukarası vardır”.
Bu alana H.1169/M.1755’te, Yirmisekiz Çelebizade Sadrazam Mehmed Said Paşa tarafından bir mescit-tekke inşa ettirilmiş; ayrıca Hz. Yuşa’nın kabrinin etrafı da bir duvarla çevrilmiştir. Bununla da kalınmayıp, türbedar ve zaviyedar için hücreler inşa edildiğini, hatta bir postnişin dahi tayin olunduğunu Hadîka’dan öğreniyoruz.
Hz. Yuşa’nın kabri, 17 m. uzunluğunda, 4 m. genişliğinde olup, üstü açıktır. Burada medfun bulunan zatla ilgili farklı görüşler mevcuttur: Bazı kaynaklar burada yatan zatın, Musa Peygamber’in vefatından sonra İsrailoğulları’na gönderilen Yuşa Peygamber olduğunu savunurken; Hadîka başta olmak üzere bazı kaynaklarsa, söz konusu zatın peygamber olmadığını dile getirmektedirler. Hatta Hadîka, bu kişinin bir şeyh, evliya ya da havarilerden biri olabileceği; İstanbul’a gelmemiş olan Yuşa Peygamber’in kabrinin ise, Halep yakınlarındaki Mu’arra şehrinde olduğunun rivayet edildiği tarzında ifadelere yer vermektedir.
Kabrin oldukça büyük boyutta inşa edilme nedenini ise Naza, çok eski inançlarda, dağların zirvesinde yaşadığı kabul edilen “devlerin” yeni bir inanca kaynaştırılması olarak açıklar.
Tuğba ERZİNCAN
Kaynakça
Ayvansarayi Hafız Hüseyin Efendi. Hadikatü’l Cevami. (Haz.: Ahmed Nezih Galitekin).İstanbul: İşaret Yayınları, 2001.
Demircanlı, Yüksel Yoldaş. İstanbul Mimarisi İçin Kaynak Olarak Evliya Çelebi Seyahatnamesi. İstanbul: Vakıflar Genel Müdürlüğü Yayınları, 1989.
Hasırcızâde. İstanbul’da Sahabe ve Evliya Kabirleri. İstanbul: Kamer Neşriyat, 1984.
Naza, Emine. “Yuşa Mescidi ve Tekkesi”. Dünden Bugüne İstanbul Ansiklopedisi. C.7,İstanbul 1994. ss.538.
Öz, Tahsin. İstanbul Camileri. C.2, Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 1965.
Teksarı, Serhat. İstanbul Türbeleri. İstanbul 2005.
Yalçın, Ali. Hazreti Yûşâ. İstanbul 1991.
http://turbedar.blogcu.com/istanbul-un-4-muhafizi-ii_3492819.html
Boğaz’ın en yüksek noktasında bulunan
Hz. Yuşa’nın türbesi gönül temizlemek isteyenlerin ve her türlü derde deva arayanların akınına uğruyor
BEYKOZ’DAKİ Yuşa Tepesi’nde bulunan Hz. Yuşa’nın türbesi, en çok hafta sonları, ziyaretçi ağırlıyor. “Otur, dinlen burada. Düşün, tefekkür et. Bir yanda hayat, ortada cami, yanda mezarlık, dedikodu, gıybet yapma, ya hayır konuş, ya sükut et. Oku mevtaların ruhuna, yapamazsan Rab’bini zikret!” Beykoz Müftülüğü tarafından bastırılan ve ziyaretçilere dağıtılan broşürde yer alıyor bu yazı.
Tepeden bakıyor
Tepede kurulu Boyacı Mahallesi’nde Pir Sefa mevkiindeki bir binada iki türbe var. Birinde Yuşa Hazretleri, diğerinde ise Pir Sefa Hazretleri yatıyor. Burası, yurdun dört bir yanından gelen ziyaretçiler tarafından ziyaret ediliyor. Beykoz’a gelen ziyaretçiler hem temiz hava alıyor, hem de Hz. Yuşa’nın türbesinde dua edip gönül temizliyor. Osmanlı Sadrazamları’ndan Mehmet Said Paşa’nın inşa ettirdiği bir mescidin de yer aldığı tepede yine paşa tarafından, Hz. Yuşa’nın Türbesi’nin çevresine bir duvar inşa edilmiş. Gelen ziyaretçilerin kandil yakması için de kademe ve hücreler yapılırken, türbe Abdülaziz döneminde de tamirden geçirilmiş.
Ziyaretçiler anlatıyor
Ev hanımı 34 yaşındaki Ayşe Sarkın, türbeye hafta sonları geldiğini belirterek, “Buraya ev, araba istemek için değil, bir zat-ı muhtereme dua etmek için geliyorum. Hem temiz hava alıyorum hem de gönlümü temizliyorum” diyor.
Berrin Akançay ise türbeyi yaptıranlara teşekkür ederek, “Günümüzü hem temiz bir ortamda geçirebiliyoruz hem de Hz. Yuşa gibi önemli bir zatın türbesini ziyaret etme fırsatı buluyoruz. Ben sadece dua edip gidiyorum. Yuşa Hazretleri’nden her hangi bir şey istemiyorum. İstersem Allah’tan isterim” diyor.
Hz. Yuşa kimdir?
Hazretİ Yuşa kutsal kaynaklarda ‘İsrailoğulları’ndan olup Hz. Musa’nın yeğeni’ olarak tanıtılıyor. Hz. Musa’nın, İsrailoğulları’nı göçebelikten kurtaran ve Arzı Kenan’a yerleştiren, Hz. Yuşa için “Ona muhalefet eden melundur” dediği ve kavmini, kendisinden sonra ona inanmaya davet ettiği de yine aynı belgelerde yer alıyor. Efsaneye göre ise Hz. Musa, Boğaziçi’ne geldiği zaman yanındaki
Hz. Yuşa vefat ediyor ve halen türbesinin bulunduğu tepeye gömülüyor. Tepe de bir süre sonra Yuşa Tepesi adını alıyor. Bir diğer efsaneye göre de Fenikeliler Karadeniz’den görülen ilk nokta olması nedeniyle tepeye Yesu (Kurtarıcı) adını veriyor. 14 metre boyundaki kabir uzun boyundan dolayı Fransızlar tarafından ‘Mont De Geant’ (Ulu Dağ) olarak anılıyor.
http://www.tercuman.com/v1/yazaryazi.asp?id=21&yazitar=08.06.2003&yaziid=1751
Merhum Sakıp Sabancı`nın büyük kızı Dilek Sabancı, Yahya Efendi Türbesi ile Yuşa Tepesi`nin, maneviyatının kuvvetlenmesinde etkili olduğunu söyledi. İlk defa 1998 yılında bir arkadaşının tavsiyesi ile Beşiktaş`ta Yahya Efendi Türbesi`ne, daha sonra da Beykoz`daki Hazreti Yuşa Tepesi`ne gittiğini ifade eden Sabancı, `Bu mekanlara geldikten sonra dini duygularım daha da yoğunlaştı. Buraların müptelası oldum. Kışın Yahya Efendi`ye, yazın da Yuşa Peygamber`e geliyorum.` şeklinde konuştu. Beykoz`da bulunan Yuşa Tepesi, Beykoz Belediyesi, Türkiye Diyanet Vakfı Beykoz Şubesi, Af Ajans ve Dilek Sabancı`nın çalışmalarıyla kültür ve sanat etkinliklerine ev sahipliği yapmaya başladı. Etkinlikler kapsamında Hz. Yuşa`nın (as) türbesinin bulunduğu mevkide Türk tasavvuf müziği konserleri ve sema gösterileri düzenlenecek. Engellilerle ilgili çalışmaları ile bilinen Sabancı, türbenin daha rahat ziyaret edilebilmesi için tepenin yürüyüş yollarını yaptırdı. Sabancı, `Engellilerin buraya gelebilmesi için katkım olduğu için çok mutluyum.` diyor. Yuşa Tepesi`nde dua edince huzur bulduğunu ifade eden Sabancı, şöyle devam ediyor: `Burası herhangi bir yatır değil. Buradaki manevi hava farklı. Burada ve Yahya Efendi Hazretleri`nde ne dua ettiysem, ikisinde de dualarım kabul oldu.` Geçen sene umreye gittiğini ve çok etkilendiğini de hatırlatan Sabancı, Beytullah`ı ilk gördüğünde tüylerinin ürperdiğini söylüyor. Sabancı o anki duygularını şöyle anlatıyor: `Sanki başka bir dünyaya, ahiretin bir başka başlangıcına gitmişim gibi geldi. Oralar çok enteresan ve manevi yerler. Tavafı ve say`ı buraya geldikten sonra günlerce ve aylarca aileme anlattım. Tabii ki insanların yaşaması lazım. Ama rahmetli babam anladı ve çok etkilendi.` Beykoz Müftüsü ve Türkiye Diyanet Vakfı Beykoz Şube Başkanı Emin Arık da Yuşa Tepesi`nin tarihin her döneminde kutsal kabul edildiği bilgisini veriyor. Tepeye yaptıkları hizmetleri `Fiziki mekana metafizik ruh giydirmek ve tepeyi `kültür tepesi` haline getirmek.` şeklinde iki cümle ile özetleyen Arık, buraya sosyal tesislerin ve engelliler için ziyaret edilebilir mekanların yapıldığını ifade etti. Yuşa Tepesi`nde geçtiğimiz cumartesi gecesi düzenlenen kültür ve sanat etkinliklerinde Marmara Üniversitesi`nden Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz konuşma yaptı. Türk tasavvuf müziği sanatçısı Ali Altın bir konser verdi. Törene katılan Dilek Sabancı da sema gösterisini ilgiyle izledi. Sabancı`ya yaptığı katkılardan dolayı plaket verildi. Sabancı, bütün gece takmış olduğu siyah eşarbını çıkarmadı.
http://www.tumgazeteler.com/?a=640084
Hey its nice picture. Thank you for sharing with us